Sevgili Dostlar,Bazı kentlerin sokaklarında yürürken bir ülkenin hikâyesine dokunursunuz. Çankaya’da bu hikâyenin bir parçası oluruz. Bir pencereden uzanan bayrakta, okul yolundaki çocukların sesinde, kuşaktan kuşağa aktarılan bir hatırada Cumhuriyet’le yaşarız. Bizim için Cumhuriyet’le yaşamak ebedi bir sorumluluk, bitmeyen bir heyecan ve büyüyen umutlardır. Bu şehrin Cumhuriyet’le olan bağı coğrafyanın ötesinde bir anlam taşır. Bu bağın temelinde, bağımsız yaşama iradesi ve geleceği akılla, bilimle, emekle kurma kararlılığı vardır. Bu bağın temelinde, kuruluşa yön veren düşüncenin filizlendiği tarih vardır. O düşüncenin ilelebet yaşayacağına olan inanç ve ant vardır. Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve yol arkadaşları, büyük yoklukların içinden bir ülkenin kendi kaderini belirleyebileceğine inandılar. Bu inancı kurumlara, okullara, haklara ve ortak bir geleceğe dönüştürdüler. Cumhuriyet, insana kendi yaşamının ve ülkesinin geleceğinde söz sahibi olma gücü verdi. O geleceğin sözü, sesi olabilme heyecanını verdi. Öyle zamanlar yaşanır ki umutsuzluğa düşersin. Cumhuriyet, işte o zamanlarda yola devam edebilme cesareti ve inadını verdi. Bir ülkenin geleceği, gençlerinin kurabildiği hayallerde görünür. Bir genç düşüncesini özgürce söyleyebiliyor, merak ettiği sorunun peşinden gidebiliyor, emeğinin karşılık bulacağına inanabiliyorsa o ülkenin yarınları için güçlü bir umudu vardır. Cumhuriyet, bize o umudu verdi.
Cumhuriyet’in kuruluşunda da böyle bir gelecek cesareti vardı. Savaşların ve yoksulluğun yorduğu bir ülkede, halkın iradesine dayanan yeni bir yaşam kuruldu. Bilim rehber kabul edildi, eğitimle ufuklar açıldı, kadınların toplumsal yaşamdaki yeri güçlendirildi. Bir millet, geleceğini kendi elleriyle kurmak üzere ayağa kalktı.
Bugün bize düşen, bu gücü herkes için çoğaltmaktır.
Bir çocuğun nitelikli eğitime ulaşabilmesi, bir kadının yaşamın her alanına eşit katılabilmesi, bir gencin yeteneği ve emeğiyle geleceğini kurabilmesi, ileri yaştaki bir komşumuzun kendisini güvende ve toplumun içinde hissedebilmesi… Cumhuriyet’e bağlılığımız, bu hedefler için verdiğimiz emekle anlam kazanır. Bu şehrin hikâyesini özel kılan anlayış budur. Sevgili Dostlar,Sonbaharda doğanın renkleri değişirken Çankaya’nın Cumhuriyet’e duyduğu sevgi tüm mevsimleri aynı anda yaşatır. Bu sevgi, bize hem nereden geldiğimizi hatırlatır hem de hangi yarın için çalışacağımızı gösterir.
Cumhuriyet’in adresinde yaşamanın gururunu, geleceği kurmanın sorumluluğuyla taşıyoruz.
Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bağımsızlığımızı ve Cumhuriyet’imizi borçlu olduğumuz bütün kahramanları saygı ve minnetle anıyorum. 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’mız kutlu olsun.
Bu yazı Karanfil’in 14. sayısında yayımlandı (s. 2).



