Kırmızı

Her şey sadece seninle ilgiliydi ve ilgi şimdilik benim uzmanlık alanım değildi, günlerden güz ve mevsimlerden herhangi biri idi.

Her şey sadece seninle ilgiliydi ve ilgi şimdilik benim uzmanlık alanım değildi, günlerden güz ve mevsimlerden herhangi biri idi.

Önce bir yaprak kıvrılarak düştü, sarılaşmıştı… Kuruyup ayağının altında hışırdamasına az zaman kalmıştı. Düşüncelerinden sıyrıldı. Yaz bitmişti, sarı yaprak gelecek kışın habercisiydi.

Ankara çok uzun zamandır, “kan kokulu” bir şehir artık. Patlayan bombalar sonucunda kaybettiklerimizin yasını bağrında taşıyan ana kara. 10 Ekim’de yüz üç cenaze kaldırdığımız acı okulu.

Neşesi süzülürken kuruyan gövdesi içinden o ağacın, her bir üyesi ahenkle terk ediyor sararmış yoldaşlığı. Bir umudu kalmamış yeşil olan yaprakların, aynı ahenge eşlik eden tabanların altında çıtırdıyor.

Güz, önce akşamın saatini değiştirir. Daha dün aydınlıkta dönülen bir yol, bugün karanlığa kalır. Sabah evden çıkarken elde taşınan ceket, dönüşte omuzlara alınır.

Eğer insan nesneler, olaylar, olgular; bunlardan doğan düşünce ve duygular arasında ilişkiler kurmasaydı, birisini diğeri ile anlamaya ve anlatmaya çalışmasaydı, insanın kendisi de dahil, hemen her şey, tek…

Yağmuru bekleyen çocuklar, suyun hikâyesini başka türlü yazar. Yağmur toprağa düşer, birikir, yolunu bulur, akar. Ama bir çocuğun hayalinde suyun yolu da hikâyesi de değişir.

Türk edebiyatının ulu çınarı Yaşar Kemal’i 28 Şubat 2015 tarihinde, 91 yaşında kaybettik.